|
|||||||
| SPOR YAZARLARININ KÖSESI Futbol piyasasinin ulemalari burada,okuyun ufkunuz acilsin :) |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
Super-Moderator
Üyelik tarihi: 05.06.2006
Bulunduğu yer: Fenerium
Mesajlar: 55.138
Tesekkür: 0
217 Mesajina 474 Tesekkür Aldi
|
Bir takım için “kazanma arzusu” ve “ölümüne mücadele etmek” çok şeydir.
Ancak, bu iki özellik bir takım için tek başına hiçbir şeydir. Evet, Fenerbahçe bu ruhla Sivas ve Bursaspor maçlarını kazandı. Sonra, "acele etmeyin dedim.. İstikrar şart dedim. Bu ruh Diyarbakır maçında da devam edecek mi?", bekleyelim dedim. Fenerbahçe, kendi sahasında kümede kalma mücadelesi veren Diyarbakırspor’a yenilmekten son anda kurtuldu. Bir puana şükretti. Fenerbahçe yenilse de üzülmezdim. Çünkü, futbolcular takım halinde çok iyi mücadele sergilediler. Aynı ruh ve kazanma arzusu ile oynadılar. Futbolcular üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptı. Kaybedilen 3 puanın tek sorumlusu Daum’dur. Birde Şükrü Saraçoğlu'nun patates tarlasından beter olan zeminidir. Daum, yanlış oyuncu değişikliği yaptı, oyuna yeterince müdahale edemedi. Bu hata Fenerbahçe’yi şampiyonluk yarışında sekteye uğrattı. Daum, orta sahayı Semih, Alex, Mehmet Topuz ve Özer Hurmacı ile kalabalık tutarken, en kötü ihtimalle beraberlik için sahaya çıkan, çok katı bir defans anlayışı ile Fenerbahçe’nin oyun anlayışını kilitleyen Diyarbakır’ın ekmeğine yağ sürdü. Fenerbahçe, katı savunma yapan Diyarbakır’a karşı nerede ise tek kale oynadı. Tüm hatları ile saldırdı, ama bir türlü arzuladığı golü bulamadı. Bunun nedeni, sarı lacivertli futbolcuların gol yollarını hep göbekten aramasıydı. Gökhan Gönül’in birkaç çabası dışında kanatlar hiç çalışmadı. Daum, Vederson’u sol kanada alabilir ve kanatlardan atak deneyebilirdi. Topuğundan ameliyat olmak isteyen, Sivas’ta oynamayan Güiza’nın, Diyarbakır maçında oyuna girmesi şaşırttı beni. Ameliyat olması gereken bir futbolcu 3 günde nasıl iyileşirdi.. Gerçek ortaya çıktı.. İspanya milli takım teknik direktörü Del Bosque, Güiza’ya “kendi takımında oynamaz, idmanlara çıkmazsan seni oynatmam” demiş. Buda demek oluyor ki; Güiza sakat falan değil. Yada kafadan sakat.. Şimdi.. Bu Fenerbahçe doktorlarına sormak gerekmez mi: Nedir bu fiyasko? Bu adam sakat mı, değil mi? Kulüp doktorları yoksa Başkan Aziz Yıldırım’ı ve teknik heyeti kandırıyorlar mı? Yada Aziz Yıldırım, “bu Güiza Haziran ayında Dünya Kupası maçlarında son 10 dakikada oyuna girer, birkaç hareket yaparda, belki beğenen çıkar. Bizde satarız” mı diye düşünüyor, bilemiyorum.. Buradan Fenerbahçe yönetimine sesleniyorum: Bu Güiza’dan Fenerbahçe’ye hayır yok. Üçün beşin hesabını yapmayın.. Bu adamı gönderin gitsin. Maça dönecek olursak, Daum bu Güiza’nın yerine, Gökhan Ünal’ı alsa daha iyi iş yapmış olmaz mıydı? Ama dedik ya, Başkan öyle düşünüyor. Güiza kötü de olsa oynamalı. Oynamalı ki: "Dünya kupası maçlarına formda girsin. Bir beğenen çıksın.." Güiza'ya yapılan penaltının babasıydı. Hakem Koray Gencerler büyük bir hataya imza atarak pozisyonu es geçti. Mehmet Topuz'a gösterdiği kırmızı çok ağırdı. Gencerler, rakibinin poposuna arkadan tekme atan Blica'ya direk kırmızı kart göstermesi gerekirdi. Maçın hakemi çok kötü maç yönetti ve resmen sınıfta kaldı. Dos Santos'ın 90'da attığı gol sonrası sevinç çığlıkları atıp, yedek kulübesine koşması tam bir amatörlüktü. Zaman daralmış, ikinci gole ihtiyacın var, ama sen sevinç gösterileri ile vakit kaybediyorsun. Golünü attın.. Topu al santraya koş.. Üstelik, Diyarbakırla oynuyorsun ve kendi sahanda beraberlik golünü atmışsın. Bu aşırı sevincin nedeni nedir? Fenerbahçe forması giydiğinin fakında değil misin? Diyarbakırspor'un bu olağan üstü direncinden ötürü Ziya Doğan'ı ve futbolcularını kutluyorum. Hele Ayman'ın attığı gol futbolsever olarak beni mest etti. Diyarbakır, umarım bu mücadelesini her maçta devam ettirir ve kümede kalır. Fenerbahçe'nin ortaya koyduğu arzulu futbol beni ziyadesiyle memnun etti. Herkes biliyor.. Ara transfer de iyi birkaç oyuncu alınmasından yanaydım. Carlos ve Kazım’ı gönderdiysen bu açığı kapatman lazım. Şimdi takım, (Diyarbakır maçı dahil) iyi gidiyor. Gerek yok dendi. Ruh var, istek var, kazanma arzusu var. Kabul.. Fakat, bu ruh ve arzu nereye kadar devam edecek? Fenerbahçe şampiyon olursa, transfere gerek yok diyenler haklı çıkacak. Tersi olursa, transfer isteyenler. Bakalım zaman kimi haklı gösterecek.. Hep birlikte göreceğiz.
__________________
"Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk
büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz... " *** ![]() "Türkiye Fenerbahçe, Fenerbahçe Türkiye’dir" İslâm Çupi |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
|
|